Hikaye

Registan hikayesi

Registan

Yüzyıllar boyunca bu meydan Semerkant'ın atan kalbiydi: önce Timur İmparatorluğu'nun merkezi, sonra şehrin ticaret, eğitim ve tören merkezi. İnsanlar dev bakır borulardan yükselen seslerle duyurulan hükümdar fermanlarını dinlemek ve halka açık idamları izlemek için burada toplanırdı. Bugün meydanı üç medrese çevreler.

En eskisi, 1417–1420'de yapılan Uluğ Bey Medresesi'dir; Uluğ Bey burada bizzat ders vermiş, büyük Fars şairi Cami de burada okumuştur. Çok sonra, kapısında sırtlarında doğan güneş taşıyan kaplanların görüldüğü, 1619–1636'da yapılan Şirdar Medresesi geldi; ardından da ana salonu bolca yaldızlı olan ve aynı zamanda ulu cami işlevi gören, 1646–1660 tarihli Tilla Kari Medresesi. Yükselen eyvanları, turkuaz kubbeleri ve ince mozaik çinileriyle bunlar, Orta Asya'daki İslam mimarisinin en seçkin eserleri arasında sayılır.

Şirdar'ın hemen arkasında, Farsça adı "kesişen yollar" anlamına gelen 1785 tarihli Çarsu ticaret kubbesi durur; bugün sanat galerisi olarak kullanılıyor.

Bu hikaye Vikipedi ve açık kaynaklardaki bilgilerden derlenmiştir; tarih ve sayılar kaynakla karşılaştırılmıştır. Metin CC BY-SA 4.0 lisansıyla paylaşılır. Kaynak ↗

Bu hikayeyi yerinde, doğal bir sesle dinle

Sightlore'da Registan hikayesi doğal bir anlatıcı sesiyle, 5 dilde okunur. Oraya vardığında "Buradayım" de, pasaportuna damga bas.

Semerkant'ta 21 hikaye daha uygulamada

YakındaApp StoreAndroid sürümü de yolda.