Hikaye

Ksantos hikayesi

Ksantos

Homeros'un İlyada'sına göre Truva Savaşı'nda savaşan Likya liderleri Glaukos ve Sarpedon, Ksanthos Nehri'nin topraklarından geliyordu; Akhilleus'un ölümsüz ve konuşan atının adı da Ksanthos'tu. Kaş'ın Kınık köyündeki bu antik kent, bir zamanlar Likya'nın başkentiydi ve bugün UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde. Adının Yunanca "sarı" kelimesinden geldiği düşünülüyor.

Ovaya hâkim iki tepeye kurulan kentte, Eşen Çayı kıyısından sarp bir kayalık gibi yükselen surlu Likya Akropolü'nü ve kuzeydeki daha yüksek ve geniş Roma Akropolü'nü görebilirsiniz. MÖ 545'te Harpagos komutasındaki Persler kente girdi. Tarihçiler Ksanthos'un defalarca yerle bir olduğunu ya da yandığını, ama her seferinde küllerinden yeniden doğduğunu anlatır.

MÖ 168'de Likya Birliği'nin idari ve dinî başkenti oldu. Kaya mezarlarına, lahitlere ve Likya'ya özgü dikme mezar anıtlarına bakın. İlk araştırmaları 1838'de yapan Charles Fellows, 1840'lı yıllarda Nereidler Anıtı'nı British Museum'a götürdü.

Bu hikaye Vikipedi ve açık kaynaklardaki bilgilerden derlenmiştir; tarih ve sayılar kaynakla karşılaştırılmıştır. Metin CC BY-SA 4.0 lisansıyla paylaşılır. Kaynak ↗

Bu hikayeyi yerinde, doğal bir sesle dinle

Sightlore'da Ksantos hikayesi doğal bir anlatıcı sesiyle, 5 dilde okunur. Oraya vardığında "Buradayım" de, pasaportuna damga bas.

Antalya'da 68 hikaye daha uygulamada

YakındaApp StoreAndroid sürümü de yolda.